Ağustos 30, 2021

Çuvalla Gelen Psikolojik Destek: Paha Biçilemez !

ile Dr. marsupilami

Bir anda veya kısa bir sürede olup biten şeylerin etkilerinin bazen tahmin edilenden daha uzun süre devam edebildiğini görünce sabırla ve dikkatle hareket etmenin önemi bir kez daha anlaşılıyor.

Mesela ABD vatandaşları 2008 Ekonomik Buhranının etkilerini 3-4 yıl daha hissetmeye devam ettiler1

Bu büyük kriz bankacılık sektörünün merkezi konumundaki ABD’deki bankalar için yüksek riskli müşteri sayısında da büyük bir artış anlamına geliyordu. Müşteri yüksek riskli olunca normalde bu tip müşteriye kredi, kredi kartı verilmesi mantıklı görülmeyebilir. Ancak bilgi teknolojilerindeki ve finans sektöründeki gelişmeler sayesinde bu sefer durum biraz farklı gelişti.

Nispeten düşük limit, yüksek faiz, yüksek aidat, hem melağı hem de sayıca fazla “dosya masrafı” gibi ilave açık/gizli masraflar ile bu tip müşteriler bankalar için yeni aranan müşteri kategorisine girdiler. (2)‘Borç yapılandırması’ adı altında 2001 krizi sonrasında başlayarak bu tür uygulamalara ülkemizde de şahit olmuştuk, olmaya da devam ediyoruz.

Ancak tüm Dünya gibi ülkemizi de etkileyen 2008 yılı ekonomik buhranı üzerine ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve bunun Covid ile daha da derinleşen ekonomik neticelere maruz kalan vatandaşın toparlanması nasıl olacak ?

Bankaları sormaya gerek yok. Bankalar kar edecekler ! Onlar için yeni tip müşteri hazır bile… Ama ne kadar kar edecekler? Bir akbaba edasıyla mı yoksa bir “sosyal sorumluluk” bilinciyle mi yoksa sadece BDDK’nin koyduğu ümitler dahilinde mi ? Bu soruların cevabını zaman gösterecek. Modern zamanlardaki ekonomik krizlerin “modern insan” üzerindeki etkisini biraz düşünmekte fayda var sanırım.

Örnek olarak dünyanın “en zengin” ülkesini yani ABD’yi ele alalım. Her ne kadar “en zengin” denilse de ABD gelir adaletsizliği konusunda da bir numara3. Yani her kriz ABD’de zengini etkiliyor olsa da (belki tersine daha da zengin ediyordur) ondan daha fazla fakirler etkileniyor.

Ekonomik Kriz Bitse Bile Etkileri Yıllarca Sürüyor.

Peki ABD merkezli 2008 büyük ekonomik buhranı ABD’deki normal bir vatandaşı nasıl ve ne kadar etkiledi ?

2015 yılında hazırlanan bir rapora göre1, 2008 krizinin etkilerinin (ABD’deki bile) 2014-2015’te hala etkili olduğunu bildiriyor. Bu dönemde her beş Amerikalıdan birisinin bir önceki yılda sırf geçim sıkıntısında dolayı muayeneye ihtiyaç duydukları halde doktora gidemediklerini veya gitmemeyi ciddi ciddi düşündüklerini belirtiyor.

Aynı rapor, aynı dönemde vatandaşları uykularını kaçıracak seviyede strese iten unsurların başında “geçim/para” ve “iş” konularının geldiğini belirtiyor. 10 yıl öncesinde göre daha fakir hissettiklerini söyleyen4 Amerikalıların yaklaşık dörtte üçü (yetişkinlerden) geçim sıkıntısı konusunda en az bir dönem stres yaşadıklarını belirtmişler. Bunun devamında ise ekonomik sıkıntıların bireylerin mantıklı karar alma yeteneklerini azalttığını veya kısıtladığını öğreniyoruz5

Tüm bunların ötesinde, stres nedeniyle kadınların yarısının erkeklerin ise üçte birinin gece yatağında gözüne uyku girmediği, aile içi ilişkilerin bozulduğu ve daha çok sinirlilik, öfke hallerini yaşadıklarını düşünüldüğü hale geldiğini görebilmekteyiz. Nerede? Amerika’da…

Ekonomik Kriz En Çok Kimleri Vuruyor ?

Amerika’nın stres karnesi niteliğindeki raporda1; dar gelirlilerden para/geçim derdi nedeniyle sürekli stres altında hissedenlerin diğerlerinin iki katı olduğu kayda değer bir nokta. Bunun neticesinde ise sağlıksız bir yaşam stili ortaya çıkıyor: çok fazla TV izleme, internette çok zaman harcama, alkol ve sigara tüketiminde artış vs…

Geçim sıkıntısı nedeniyle stres yaşayanların çoğunu ise 18 yaşın altında çocuğu olan anne-babalar, gençler, kadınlar ve orta yaştaki grup oluşturuyor.

Özellikle aniden ortaya çıkabilen sağlık problemleri başta olmak üzere hesapta olmayan masrafların çıkma ihtimali stres doğuruyor.

Ailesinden veya dostlarından destek (sadece duygusal anlamda bir destek bile olsa) alamayanlar veya psikolojik destek alamayanlar ise geçim sıkıntısı kaynaklı stresi çok daha yoğun ve ağır hissediyor.

Ülkemizdeki Durum Nedir?

Ülkemide devlet eliyle stres üzerine her yıl yenilenen bir rapor var mı bilmiyorum, ama gazetelerin 3. sayfaları cevabı çok net verebilir. Artık duymak istemediğimiz kadın cinayetleri, çocuk istismarları, sokak ortasında yaşanan silahlı çatışmaya varan kavga haberleri…

Bir siyasi partinin (MHP) toplumun psikolojisinin tedbir almayı gerektirecek seviyede bozuk olduğunu ve araştırılması gerektiğini belirttiğinde tepki almıştı. Ancak gelinen noktada, toplumumuzun ekonomik kriz, doğal afetler, Covid-19 krizi, kuraklık ve son yaşanan ve bitmek bilmeyen yangınlar nedeniyle yoğun stres altında olduğunu söylemek için özel bir araştırmaya gerek yoktur diye düşünüyorum.

Örnek olarak incelediğimiz ülke ile aramızda kültürel açıdan oldukça farklılıklar olduğunu hatırlatmakta fayda var. 2001 krizi sonrası dönemde büyük şehirlerde çalışan genç nesil Anadoludaki memleketlerinde bulunan ailelerinden gelen çoğunlukla kendi mahsülü meyve, sebze vb. doğrudan destek ve bunun hissettirdiği duygusal bağ ve rahatlık ile ayakta durabilmişlerdi. Otogarlar çuvallar dolusu yiyecek taşıyan aileler ile dolmuştu.

2001 krizinin yirmi yıl sonrasında yine bugüne geldiğimizde doğal afetlerin, kuraklığın, göçün ve ekonomik krizlerin etkilediği Anadolu insanını yeni bir sınav bekliyor: 2001 sonrasında olduğu gibi yine kenetlenip birbirinin yarasını sarabilecek mi?

Kilometrelerce uzaktan gelerek yangın söndürme faaliyetlerine görevli veya gönüllü olanlara yemek ikram edenleri görmek umut verici. Madalyonun öbür tarafında ise gazetelerin 3. sayfaları hatta bugünlerde manşetleri bir toplumsal cinnet izleri taşıyor. Son dönemde yaşanan ve etkileri sinerji oluşturacak şekilde 2001 krizinden çok daha yıpratıcı olan olumsuzluklar anne-babaları, kadınları, diplomalı işsiz genç nüfusu ve zaten uzun zamandır dar gelir ile yaşayanları inanılmaz boyutlarda etkiledi, etkilemeye decam ediyor. Kriz bitti dense bile etkilerinin yıllar boyunca hissedileceğini göz önünde bulundurduğumuzda ise insanlarımızla daha özenle ve ciddiyetle ilgilenmemiz gerektiği gerçeğiyle yüz yüze geliyoruz. İnsan için olmayan devlet başka ne için olabilir?

İnsanı yaşat ki; devlet yaşasın…

Ailenin varlığını ve desteğinin önemini yeniden hatılarken, toplumsal hasarın varlığını kabul ve boyutlarını ortaya koymak için (1) benzer bilimsel çalışmaların öneminin iyi bir başlama noktası belirleme adına altını çizmekte fayda var.

kaynakça:

(1): American Psycological Association, ‘stress in America: paying with our health’, 04/02/2015

(2): Han, S.; Kays B.J. ; “Credit supply to personal bankruptcy filers : Evidence from Credit Card Mailings”, Mayıs/2011

(3): OECD income inequality : data.oecd.org/inequality/income-inequality.htm

(4): Federal Reserve Bank Of New York (Şubat 2014) Household Debt and Credit Report. http://www.newyorkfed.org/microeconomics/hhdc.html#/2014/q3

(5): Mani, A; Mullainathan, S.; Shafir, E.& Zhoo, J. (30/08/2013) “powerty impedes cognitive function” Science, 341(6149), 976-980, http://www.sciencemag.org/content/341/6149/976