ŞEYTAN’IN GÜNLÜĞÜ

Merhaba millet. Bugün sizlerle bana şiddetle tavsiye edilmesiyle merakımı uyandıran, daha sonra da ‘iyi ki’ dedirten bir eserden bahsetmek istiyorum. Rus yazar Leonid Andreyev, ulusal edebiyat camiasında önde gelen bir isimdir. Genellikle onu insanlığın acılarıyla dalga geçerken okursunuz. Güçlü temalarda yazmaktan çekinmez. Üstelik bu temaların da hakkını verir.

Kitap kimi zaman sizinle sohbet eder gibidir. Direkt olarak okuyucuya hitap etmiştir çoğu kez ve sizi böylece her zaman odanın köşesinde yokmuş gibi davranılan bir misafir olarak oturtur bir nevi. Kimi zaman olaydan kopup derinlemesine hayaller kurması sizi az da olsa sıkabilir. Yazar bu durumun farkındadır ve bazen durumdan kendisi de şikayet eder kalem kendi elinde olmasına rağmen bu kısımları da kitaptan çıkarmamasının da yazarın doğallığına katkı sağlamıştır benim için.

İçerik:

Kitap, Dünya’ya eğlenmek için inmeye karar veren şeytanın gözünden anlatılır. Onun düşüncelerini okursunuz. En çok dikkat ettiğim durum ise şeytanın Dünya üzerindeki binlerce dinde olmasına rağmen hangi dini referans alarak davranacak ya da şeytan hangi ideolojiye göre betimlenecek diye merak ettim. Ancak şeytanı diğer dinlerin betimlemelerinde sıyırmayı başaran yazar hikayenin sonunda çok ilginç bir şekilde insanı (ayrı ayrı kadını ve erkeği) şeytandan bile daha şeytan olduğuna, diğer bir ifade ile şeytanın insanlardan daha insan olduğuna okuyucuyu inandırır. Bunu yaparken toplumda yeri olan kişileri temsil eden devlet ve din adamları rolündeki kişilerle de iletişimi olur. Akıcılığı ve merakınızı hep dinç tutan bir olay örgüsü vardır. Ama daha önce de söylediğim gibi içten ve doğal olması akıcılığı biraz ters etkilemiştir. Belki de tek bu olumsuz bile denilemeyecek sebepten ötürü diğer Kızıl Kahraman, Vali veya Yedi Asılmışların Hikayesi gibi başyapıtlarından sonra adı anılır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir