BİZİ BİZDEN İYİ BİLİRLER…

Bugün yine ne olduğunun farkında bile olmayan saçmalık abidesi üç beş yüz kişinin getir götürünü yaptım. yaklaşık 20 siyasi tartışma arasında terörist ilan edilirken, ortalama 50 dinsiz vatandaşın gözünde iflah olmaz bir yobaz olduğum söylendi. Hem de adımı bile bilmeden vardılar bu kanıya. Yıllardır benim bile kendi adıma tüm detaylara hakim olmama rağmen (umarım hakimimdir) bu kadar kesin kanılara varamadım. Son bir kaç yılda şahit olduğum bir durum bu. Belki önce ki zamanlarda da vardı ve ben farketmedim bilmiyorum.

Kitaplarını okuduğum insanlar ve dahası onlardan öğrendiklerim hep kişinin kendini keşfetmedi, zevklerini tanıması toplumda yer edinmesi ve kendini bir kalıba sokmasıyla ilgiliydi. Kimi zamanlar yazar kendini sosyal atmosferde bir yer edinememekten şikayet ederken kimi zaman da edindiği yerden memnun olmadığını anlatan satırlara şahit olduk. Ama daha önceki kitaplarda asla diğer insanları en azında tanımadıklarını sınıflandıran ya da onlar hakkında konuşup düşüncesiz yargılar dağıtma çabasına hiç rastlamadım. Bunca zamandır insanlar hızla akıp giden zaman ve sürekli değişen toplumlar içerisinde çoğunlukla stabil olması istenilen yerler edinmekle uğraştılar. Şimdi ise insanlar kendi dışında diğer herkesi ‘ben’ merkezli dünyalarında bir yerlere sığdırma çabaları içindeler. Herkes herkesi çok iyi tanırken kendilerinin ne olduğunu ya da olmak istediklerini unuttular.

Öğretmenleri tarafından azarlanan çocuklar sıra arkadaşlarını gösterim ‘ama o da…’ lı cümleler kurmaya başladı. Bizler için konu biz olmaktan çıktı sanki. Yarım yamalak üstünde düşündüğümüz olaylara uzman gözünden bakmak gibi bir refleks edindik. Eskiden bilgi kirliliğinden şikayet edilirdi. İnternet de çok yanlış bilgi var denilirdi. Daha kötüsünü yaşıyoruz artık, artık doğru bilgi fakirliği çekiyoruz.

Kişiler ve olaylar için hüküm vermekten zevk aldığımız kadar ihtimalleri de sevmez olduk. Matematikle aramızdaki soğukluktan mıdır yoksa tek felsefemizin islam olduğundan mıdır (Ne kadar felsefesini anlamadan inansak da) bilmiyorum. Bizim için her konu da ‘şüphesiz’ olan detaylar vardır. Çok haz etmeyiz ihtimal dahillerinden. Bildiğimiz bir sonucu varsa henüz gerçekleşmesini tamamlamamış olayların, aksine inanmayız ve kimse kimseyi ikna edemez artık. İki kere ikinin sonucu herkes için kesindir ama herkes için dört değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir