2020 hububat ithalatı

Merhaba arkadaşlar. Uzunca bir süre oldu sizinle sohbet etmeyeli. Çok da duygusala bağlamadan değinmek istediğim konuya geleyim:

{“source_sid”:”87E95330-045E-415E-AD4E-EA983C8A09B5_1598625994211″,”subsource”:”done_button”,”uid”:”87E95330-045E-415E-AD4E-EA983C8A09B5_1598625994196″,”source”:”other”,”origin”:”gallery”}

• Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), buğday ve arpada hasatın bitmesiyle 25 Ağustos’ta ithalat ihalesine çıkacağını duyurdu. Açılan ihaleye göre 500 bin ton buğdayla 60 bin ton arpa ithal edileceği tahmin ediliyor. Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, TMO’nun bu kararına çiftçinin desteklenmesi yerine sıkça ithalata başvurulduğunu ileri sürerek tepki gösterdi. (Kaynak)

Haberi daha geniş çaplı araştırdığımda zaten her yıl yaklaşık 2.5 milyon dolarlık hububat ithal ettiğimi gördüm anca bu tabloda dikkatimi çeken bir durum var ki:

  • 2016 yılında yaklaşıl 1.6 milyon dolarlık hububat ithal ederken,
  • 2017 yılında yaklaşık 2.1 milyon dolarlık,
  • 2018 yılında yaklaşık 2.4 milyon dolarlık,
  • 2019 yılında da yaklaşık 3.7 milyon dolarlık hububat ithal ettik.

Son olarak 2020 yılının Ağustos ayında başlayacak olan ihale için hububatın gümrük vergileri sıfırlandı.

Haberi ilk okuduğumuzda aklımıza gelen düşünce nedir ? Durun tahmin edeyim. Yine dış ülkelerden parayla ithalat yapıyoruz. Yerli ve milli çiftçilerimizin ellerindekini almıyoruz. Kimle konuşsam bu durumdan ötürü isyan ediyor. Haklılık payı var mı ? Var.

Ancak şunu da belirteyim ki devlet bunu çiftçilerdeki stokçuluğun önüne geçmek için yapıyor. Nedir stokçuluk ? Üretilen malın hepsi Üretici tarafından piyasaya sürülmüyor. Piyasadaki mal daha hızlı tükeniyor ve arz artınca azar azar piyasaya sürülen ürünün kilogram fiyatı da artıyor. Böylece çiftçi kendi çapında kurnazlık yapmış oluyor bir nevi.

Stokçuluk her zaman önlenemiyor

Başka bir açıdan bakıldığında ülkemizde ‘stokçuluk’ denilen bu durumun engellenemediği yerler de var. Örneğin antep fıstığında stokçuluk çok yaygındır ve fıstığın yetiştirildiği yörede geçirdiğim 10 yıl boyunca öğrendim ki toplanan fıstıklar genellikle zaten aynı yıl yapılmayıp stoklanıyor. Ülke dışarıdan ithal edebileceği bir ürün olmadığı yani bir nevi ‘benzersiz’ olduğu için antep fıstığında stokçuluk yaygındır. Tek rakibi ise siir fıstığıdır. Siir fıstığı antep fıstığına göre yapı olarak daha büyük ancak lezzet anlamında daha seyreltilmiştir.

Bu problem sadece bizim ülkemizle ilgili bir durum değildir. Bu sebepten ötürü her yıl hububat ithalatı yaptığımız gibi ihracatı da yapmaktayız. Son 5 yıllık süreçte yaklaşık 3.3 milyon dolarlık hububat ihracatı yaptık.

Gönül isterdi ki stokçuluk yapılmasa ve üretici ülkemizi diğer ülkelere bağlı hale getirmese. Böylece ülke başka ülkeler için yapacağı ‘gümrük vergisi sıfırlama’ Olayını yerli çiftçilerimiz üzerinde devlet desteği olarak kullansa, kendi kendimize yetebilsek ki yeteriz de ancak her zaman birileri ‘kısa yoldan köşeyi dönmek’ istediği için, ülke enflasyondaki dengeyi korumak için ithalat yapmak zorunda kalıyor. Aynı sebepten ötürü ithalatı kontrol eden kurum gerçekten bizim milli çiftçilerimize mi yoksa ithalata mı önem veriyor bunu da asla ayırt edemiyoruz çünkü stokçular devletin ithalat yapması için bahaneye sebep olmakta.

Kaynak: https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonomi/25-milyon-ton-hububat-ithalati-icin-gumruk-vergisi-sifirlandi-5756628/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir